MERAK ETTİKLERİNİZ

BLOG 1
Pişmanlık

Sonucunu bilmediğimiz diğer seçenektir bizi pişman eden. Her pişmanlık aslında seçemediğimiz o diğerinden kaynaklanır. Aslında doğru bakamadığımızdan hayatımız bir şekilde pişmanlıklarla geçer. En zengini, en fakiri, patron, çalışan, bir öğretmen ya da bir öğrenci tüm zıtlıklarda, her uçta görürüz ki herkes aynı derecede yaşar aslında üzüntüyü, pişman olmayı. Bazen de öğretilmiş bir şey olarak çıkar bu pişmanlıklar karşımıza. Toplum öğretmiştir bize ve öğretilen yargıları, cezaları taşıyan üst benimiz pişmanlık duygusunu verir bize. Cezalandırmayla büyüyen bir çocuksak eğer daha da derinden hissederiz bu duyguyu. Daha da sık yaşarız.

Hatalarıyla yüzleşemeyen insanalar da vardır. Tıpkı cezanaldırma ile büyüyen çocuk gibi oda aşırı bir kabul edilmişlikle büyür. Pişman olma seçeneği hiç verilmemiştir ona çocukken. İşte bu kişiler, pişmanlık duygularıyla başetmeyi onları bastırmak ya da yansıtmak seçeneklerinde bulurlar. Yetişkinlikte yaşadıkları pişmanlık duygularını ancak pişman ederek çıkartabilirler ortaya.

Pişmanlık bazen de öylece gelmez. Hemen ardında getirir kaygıyı, suçluluğu, öfkeyi. Tüm bu olumsuzluklardan kaçmak içinde bir kısmımız hiç risk almadan yaşamayı tercih ederiz. Hiç tercih yapmayacak olmak bizi pişman etmeyecek gibi görünse bile sonunda bir yerlerden çıkar yine. Ya hiçbir şey yapmamış olmanın verdiği bir pişmanlık bekler bizi yolun sonunda ya da diğer seçeneği beklememiş olmanın. Bazen sırf bu sorumluluktan kaçmak için tercihlerimizi başkasına yaptırırız.

Oysa negatif bir kelime olarak var olmasına rağmen içindeki pozitifliği görmemizi engeller hissettiğimiz duygu. Kişi büyüdükçe yani soyut düşünme evresine geçince yaşar ilk pişmanlıklarını. Değerlendirme yetisi gerektirir pişmanlık bize. İlk keşke’miz büyüdüğümüzün kanıtıdır. Başkasının keşke dediğine benim keşke dememem de beni biricik yapandır aslında. İnsan pişman oldukça özgürleşir. Benim pişmanlığım benim tercihimin sonucudur bu da beni özgürleştirir. Seçenekler arasında yaptığım o tercihin yanlış çıkması ben farketmesemde beni olgunlaştırır. Başka bir zamanda yine karşılaştığımda bilincime gelir ve tekrarlamamı sağlar. Benim için değerlendirilmiş, üstünde düşünülmüş bir pişmanlık tekrar karşılaştığımda benim için bir gard, önlem olmuştur artık. Hiçbir terapi seçeneği vermez bize geçmişe dönüp kararlarımızı değiştirme olanağını. Pişman olduğumuz şeyleri değiştirmek ya da yok etmek yoktur hiçbir tedavi seçeneğinde. Bize olanla yüzleşip, içselleştirip kendi payımız olanı çıkartma olanağı verir. Bir yerde kabullenme seçeneğini hatırlatır. Bir anlam çıkarmak ve bu anlamı bir yerlerde tutma olanağını sağlar. Terapi pişmanlığımı, üzüntümü, acımı paylaşacağım bir yer değil, bunlarla yüzleşeceğim yerdir aslında.

Yaptığımız hataların sonucunda, anladığımızı tekrarlamayacağımızı karşı tarafa anlatmanın en kısa yolu özür dilemek gibidir, kendimize karşı olan pişmanlıklarımızı kabul etmek. Bir daha yapmayacak olmanın sözünü vermektir bir yerde.