Terapi görüşmelerinde beyin aktivitesinde neler oluyor?
Psikoterapinin etkilerini anlamak için uzun yıllar boyunca yapılan araştırmalar genellikle terapi öncesi ve sonrası ölçümlere dayanıyordu. Bu çalışmalar, psikoterapinin beyin üzerinde yapısal ve işlevsel değişiklikler oluşturabildiğini gösterse de, seans sırasında neler olup bittiğine ilişkin doğrudan bir veri sunmuyordu. Bu nedenle psikoterapinin etkisini “anbean” izlemek mümkün değildi. Son yıllarda yapılan yeni bir çalışma, bu eksikliği gidermeye yönelik önemli bir adım atarak terapi esnasında hem danışanın hem de terapistin beyninde gerçekleşen süreçleri aynı anda ölçmeyi başardı.
Haran Sened ve çalışma arkadaşları tarafından yürütülen araştırmada, test kaygısı yaşayan danışanlarla gerçekleştirilen bir terapi süreci incelendi. Bu araştırmanın en dikkat çekici yönü, seansın belirli oturumlarında danışan ve terapistin beyin aktivitelerinin eş zamanlı olarak, görüşme devam ederken ölçülmesiydi. Ölçüm sırasında kullanılan yöntem, konuşma ve etkileşim gibi doğal süreçlere müdahale etmeyen, taşınabilir bir beyin görüntüleme tekniğiydi. Böylece seansın doğal akışı bozulmadan, iki tarafın beyin aktivitesi takip edilebildi.
Elde edilen bulgular, terapist ile danışan arasındaki etkileşimin nörobiyolojik düzeyde de gözlemlenebildiğini gösterdi. Görüşme ilerledikçe iki tarafın beyninde ortak bir dikkat, duygu ve anlamlandırma süreçlerine işaret eden bir uyumlanma ortaya çıktı. Bu türden bir eşleşme, özellikle bağ kurma, karşılıklı anlama ve duygusal düzenleme gibi süreçlerle ilişkili bölgelerde daha belirgin hale geldi. Araştırmada ayrıca bu beyin düzeyindeki eş zamanlılığın, danışanın kaygı belirtilerindeki azalmayla paralel bir seyir izlediği görüldü. Bu durum, terapötik ilişki ve iletişimin yalnızca psikolojik değil, biyolojik düzeyde de önem taşıdığını destekleyen bir bulgu olarak değerlendiriliyor. Bu çalışma, psikoterapinin etkilerinin sadece davranışsal geri bildirimler veya ölçek sonuçlarıyla değil, aynı zamanda sinirbilimsel göstergelerle de takip edilebileceğini ortaya koyuyor. Bulgular, terapötik süreçte karşılıklı dikkat, empati ve düzenleyici etkileşimlerin önemli bir role sahip olduğunu ve bu süreçlerin beyinde ölçülebilir karşılıkları bulunduğunu gösteriyor. Dolayısıyla terapi, yalnızca konuşma temelli bir iyileşme süreci değil; aynı zamanda kişiler arası etkileşimin beyin düzeyindeki yansımalarını da içeren, çok katmanlı bir değişim alanı olarak ele alınabilir. Aşağıdaki kaynak, araştırmanın tamamına ulaşmak isteyenler için referans niteliğindedir.
Kaynak Makale:
Sened, H., Demir, E. et al. (2022/2025). “Hyperscanning during Psychotherapy for Test Anxiety Reveals Evidence for Inter-Brain Plasticity as Mechanisms of Change.” Preprint DOI: 10.31234/osf.io/adgct


